İşverenler yetenekli ve kriterlerine en uygun adayları firmalarına katmak için kıyasıya yarışıyor. Fakat yarışmayı başlatacak kadar aday bulmak gün geçtikçe zorlaşıyor. Yüksek rekabet koşullarında verimlilik gün geçtikçe önem kazanıyor. Dijitalleşmenin kaçınılmaz hale geldiği günümüzde, iyi yetenekleri firmalarına kazandırmak isteyen işverenler ve işe alımcılar, kalabalığın arasından sıyrılmak için dijital işe alım stratejilerine yöneliyor. Peki ya siz işe alım süreçlerinde dijitalleşmeye ne kadar hazırsınız?

Araştırmaya katılan İK yöneticilerinin üçte ikisi, insan kaynaklarının dijital bir dönüşüm geçirdiğini kabul ediyorlar. Fakat sadece yüzde 40’ı dijital dönüşüm planları bulunduğunu belirtiyor.

Katılımcıların yüzde 42’si, İnsan Kaynakları departmanlarının gelecek 5 yılda karşılaşacağı en büyük sorunun, iş gücünü yapay zekanın etkin şekilde kullanıldığı bir geleceğe hazırlamak olduğunu düşünüyor.

Birkaç yıl öncesine kadar, iş görüşmelerinde dijital teknolojinin kullanılabilmesi kulağa çılgınca geliyor ve insan faktörünün azaltılması mümkün görülmüyordu. Fakat günümüzde, tüm işe alım süreçlerinin, Amazon’dan Alexa, Google Home vb. yeniliklerle nasıl çalıştığını görüyoruz.
Şirketlerde personelle ilgili bürokratik işlemleri de sırtında taşıyan stratejik bir bölüm olan insan kaynakları bölümü, personel özlük işleri ve yasal süreçlerin takibini yapmanın yanı sıra işe alım süreçleri, performans değerlendirme ve eğitim gibi pek çok farklı uzmanlığı barındırır. Bu nedenle insan kaynakları bölümünde çalışan uzmanlar yoğun mesailer harcamaktadırlar. Dijitalleşme tüm birimler için olduğu gibi insan kaynakları birimi için de bu süreçlerin elde ve kağıt-kalemle yapılmasını sona erdirdiği ölçüde zamanı verimli kullanmayı sağlar. Kafamızı masanın üzerindeki kâğıtlardan kaldırıp ufka bakmanın zamanı geldiğine göre, binlerce başvurunun gerçekliği ve görüşme takvimini belirlemek için harcanan zamanı robot yazılımlar yardımıyla geri kazanmak mümkün. İşe alım süreçlerinde dijitalleşme sayesinde hem zaman kazanılmakta hem de her taranan özgeçmiş ve yapılan görüşme ile veri kaybının önüne geçilmektedir. Öğrenen algoritmalar ile yazılım gelişip kullanıcıya özel hale gelmektedir.
Başvurular arasından en doğru adayı seçmek kolay değildir. Seçme ve yerleştirme sürenin başladığı noktada bir başvurunun incelenmesi oldukça vakit almaktadır. Fakat yapay zeka ve makine öğrenmesinin geldiği noktada insanların çok uzun süreler ayırdığı işler saniyeler içerisinde sistemler tarafından gerçekleştirilebilmektedir.
İşe alım sürecinin uçtan uca dijitalleşmesi mümkün olabilir, ancak insanları işe aldığımızı asla unutmamalıyız.